Üniversitelilerin işsiz kalmasının nedeni ileriye dönük planlamanın yapılmamasıdır

Üniversitelilerin işsiz kalmasının nedeni ileriye dönük planlamanın yapılmamasıdır
DİYARBAKIR-Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2017 yılı verilere göre, bir milyon 134 bin üniversite mezunu işsiz durumda. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan eğitimciler, bunun, üniversitelerde açılan bölümlerin sorun teşkil etmesi ve ileriye yönelik planlamanın olmayışından kaynaklandığını belirtiyor.
Diyarbakır İnsani Erdem ve Ahlaki Değerleri İnşa Derneği (Erdemliler-Der) Başkanı Kasım Akgönül, Türkiye'deki eğitim sisteminde sadece şekilciliğin ön planda tutulduğunu söyledi.

Üniversite mezunlarının istihdam sorunun gün geçtikçe arttığını anlatan Akgönül, "Biz, Batı değerlerini kendimize rehber aldıktan sonra çok ciddi sıkıntılarla karşılaştık. En önemli sorun, şekilselciliğin ön plana gelmesidir. Üniversiteleri açtık ama içerisinde gerek müfredat gerekse istihdamı arka plana atıp, üniversiteli sayısını artırmaya yönelik çalışma yaptık. Bundan dolayı sorunlar gün geçtikçe katlanmaktadır. Üniversite öğrencilerinin işsiz kalmalarının nedeni, ileriye yönelik planlamanın yapılmamasıdır." dedi.

"Ailelere önemli görevler düşmektedir"

Üniversite öğrencilerinin ve mezun olanların ailelerine önemli görevlerin düştüğünü dile getiren Akgönül, şunları söyledi:

"Ailelere önemli görevler düşmektedir. Çocuğun kendine ait bir mesleğinin olması elzemdir. Biz bütün çalışmaları, geleceğimizi sadece devlet memurluğuna endeksli olarak planladığımız zaman ileride hayal kırıklığı yaşarız. Ailelerin, kendi çocuklarını yetiştirmede, özellikle değerler konusunda ve meslek edinme hususunda üzerlerine önemli görevler düşmektedir. Her ailenin, çocuğun hangi mesleğe ilgisi varsa o doğrultuda yetiştirmesi gerekiyor. Gençler de devletin kapısını bir umut kapısı olarak görmemelidir. Kendini hayata hazırlayacak, rızkını temin edebilecek bir mesleki çalışmaya hazırlamalıdır. Biz rızık kapısı olarak devletin memurluğunu görürsek bu gençler için ileride hoş olmayan durumlara sebebiyet verir."

Türkiye'yi yöneten siyasetçilerin, aile değerlerini unutmamaları gerektiğini belirten Akgönül, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının, ailelerin inanç değerleri doğrultusunda bir politika izlemesi gerektiğinin önemine vurgu yaptı.

 "İslam medeniyeti sağlam aile değerleri üzerinde inşa edilmiştir"

Batı'nın şekilciliğine göre hareket edildiği için bunun sürekli olarak geri teptiğini ve toplumsal yozlaşmaya sebebiyet verdiğini bildiren Akgönül, "Bu anlamda biz istihdam için ailelerin, özellikle çalışmayan annelerin desteklenmesini istiyoruz. Çalışmayan anneler desteklendiği zaman bu anneler kendi çocuklarını değerler ve inanç doğrultusunda, toplumun geleceği için daha eğitimli ve donanımlı bir nesil yetiştirme hususunda çok önemli görevler ifa edeceklerdir. İslam medeniyeti sağlam aile değerleri üzerinde inşa edilmiştir. Biz, Batı'nın aile modelini kendimize örnek aldığımız için çok büyük kayıplara neden olduk. Her türlü cinayetler işlendiği gibi işsizlik de gün geçtikçe arttı." ifadelerini kullandı.

"Öncelikli olarak zihin kodlarının değişmesi lazım"

"Batı medeniyeti bu ülkeye bir değer katmamış, bu ülkeye ait değerleri de yitirtmiştir." diyen Akgönül, "Türkiye'deki üniversitelerin hiçbirinin müfredatında bu halka ait değerler yoktur. Olmadığı için biz, bizim geleceğimizi inşa eden, teknik, bilim ve teknoloji alanında kendini geliştirmiş eleman yetiştiremiyoruz. Biz, sürekli olarak Batı'ya bağımlı kaldık. Bu anlamda teknik üniversitelerimizin dünyadaki diğer üniversitelerle yarışabilmesi için öncelikli olarak zihin kodlarının değişmesi lazım." şeklinde konuştu.

İLKHA

Hiç yorum yok

*Yorumlama Biçimi kısmından "Anonim"i seçerek kolayca yorum yapabilirsiniz.
*Küfür, hakaret vb. içeren yorumlar yayınlanmamaktadır.
*Yorumunuz editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır...

Blogger tarafından desteklenmektedir.