Diyarbakır’da vesayetten çözüme anayasa referandumu paneli

DİYARBAKIR-Diyarbakır’da düzenlenen “Vesayetten çözüme anayasa referandumu” panelinde yapılan konuşmalarda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
DİYARBAKIR-Diyarbakır’da düzenlenen “Vesayetten çözüme anayasa referandumu” panelinde yapılan konuşmalarda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Öğretmen evinde düzenlenen panele konuşmacı olarak GENAR Başkanı İhsan Aktaş, AK Parti eski Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Gazeteci-Yazar İlhami Işık, Bayram Zilan ve Atıf Özbey katıldı.

Panelde yapılan konuşmalarda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin,

Panelde ilk konuşmayı yapan GENAR Başkanı İhsan Aktaş, Türkiye’deki mevcut anayasanın halkın eline geçmeyen bir anayasa olduğunu söyledi.

1921 anayasanın Türkiye’deki bütün unsurlar tarafından yazıldığını ifade eden GENAR Başkanı Aktaş, “İkinci Dünya Savaşı bittiği zaman demokratik bir düzen kurulmaya başlandı. İkinci Dünya Savaşından sonra mağlup devletlerin anayasa ve devlet nizamları galip devletler tarafından yazıldı. Bu devletlerin bir daha yerinden kımıldamaması için galip devletlerin kontrolünde olması için bunlar yapıldı. Biz savaşa girmediğimiz halde, mağlup devletler safında olmadığımız halde, 1960 ihtilali ile beraber Türkiye Anayasası da doğrudan mağlup devletin anayasası gibi, halkın eline geçmeyen bir anayasa yapıldı. Biz halen 1960 yılında yapılan anayasanın sancısını çekiyoruz. Osmanlı’dan bu yana ne zaman yerli, geleneğe, tarihimize, kültürümüze, kendi devlet düzenimize dair bir talep oluştuğu zaman bunun karşısında ‘Batı karşıtlığı, din devleti, Osmanlı’ya dönüş ve gericilik’ gibi tepkiler oldu. Osmanlı döneminde, tek parti döneminde, Menderes ve Özal’a verilen tepkiler aynıydı. Sadece kelimelerde ufak tefek değişiklik oluyor.” Dedi.

“Yürütmenin halkın eline geçmesi 60 yıllık reform mücadelesinin devamıdır”

Türkiye’de 60 yıllık hak-hukuk mücadelesi veren insanların olduğunu dile getiren Aktaş, “Merkezdeki elitlerde kendileri gasp ettikleri bu hakları Anadolu insanına vermek istemiyorlar. Şu ortaya çıktı ki; bu hak gaspında Anadolu insanının kendi devletini kendi eliyle yönetmesini istemeyen anlayış ile bizimkilerin ortak olduğunu gösteriyor. Yürütmenin halkın eline geçmesi, parlamentonun halkın eline geçmesi,  dolaylı olarak yargının halkın eline geçmesi, 60 yıllık reform mücadelesinin devamıdır. Bu referandumun 'evet' ile beraber sonuçlandırılması daha sorunsuz bir Türkiye oluşturacak.” ifadelerini kullandı.

AK Parti eski Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ise 1961 Anayasasının, vesayet anlayışının kurumsallaşması olduğunu söyledi.

Türkiye’de bir sistem sorunu olduğuna işaret eden Ekmen, “Bakın Milli Güvenlik Kurulu 61 Anayasasında kurulmuştur, Anayasa Mahkemesi 61 anayasası ile kurulmuştur. HSYK, devam eden 82 anayasası ile kurulmuştur. TRT, Özal zamanına kadar Türkiye’deki tek yönlü bilgilenme kaynağıydı. TRT’nin özerk bir yönetime kavuşturulması, üniversitelerin YÖK aracılığıyla bilimin resmi ideolojinin tasallutu altında bulundurulması hep 1961 Anayasası, 1971 muhtırası, 1982 darbe anayasası dönemlerinde hayata geçmiştir. Kurulan sistem şudur: biz 25 yıldır tek parti sistemiyle ülkeyi yönettik, çok partili sisteme geçtik, Demokrat Parti geldi. Yeniden bir Demokrat Parti gibi bir parti gelse bile biz bu iktidara kendi siyasetini hayata geçirme imkânı tanıtmamalıyız. Bunun yolu nedir; kanun değiştirirse Anayasa Mahkemesi ile o kanun değişiklerini zapturapt altında tutmalıyız, gündelik hayata ilişkin basit değişikler yaparsa Danıştay kararı ile bunu kontrol altında tutmalıyız. Aylık MGK ile bir ‘Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ yapmalıyız. Bu şekilde partilerin parti programını, seçim bildirgesini, hükümet programlarını boşa çıkartalım. Bu şekilde siyasi partilere belediyecilik hizmeti kalıyordu.” diye konuştu.

Gazeteci-Yazar İlhami Işık ise panelde yaptığı konuşmada, “Yeni sistem güçlü bir kurumsal ve siyasal bir liderliği öngördüğü için Kürt meselesinin çözümünün anahtarıdır. Yoksa siz dünyanın en iyi anayasasını yaparsanız, güçlü bir liderliği ve bölgesel aktörleri not hale getirmeyen bir durumu yaratmamışsanız o zaman diliminde onu çözmeye muktedir değilsiniz.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, Kürtlere parmak sallayan siyasi partilerin tarihe gömülmesini sağladığı söyleyen Gazeteci-Yazar Bayram Zilan da koalisyon hükümetlerinin toplumların önünde set oluşturduğunu belirtti.

“Koalisyonlar demek bu ülkenin Ankara’dan değil Berlin’den, Tel Aviv’den, Washington’dan yönetilmesi demektir”

Koalisyon hükümetleri devrinin yeni anayasa değişikliği sona erdiğini ifade eden Zilan, şöyle konuştu: “Bu ülkede maalesef hep koalisyonlar dönemi oldu ve bu koalisyonlar en çok da demokrasi ihtiyacı olan Kürtlere, Alevilere, başörtülere vesaire onların haklarının elde edilmesine karşın bir set oluşturdu. Koalisyonlar demek vesayet demektir. Koalisyonlar demek bu ülkenin Ankara’dan değil Berlin’den, Tel Aviv’den, Washington’dan yönetilmesi demektir. Çünkü koalisyonlar vesayet oluşturuyor, koalisyonlar tek başına iktidarı engelliyor. Dolayısıyla tek başına iktidar olamayanlar farklı pazarlıklar içerisinde oluyor. Toplum kesimleri de koalisyonların vesayetçi tarafına kurban gidiyor. Koalisyonlar sona erecek. Koalisyonların sona ermesi demek; Kürtlerin ve bu ülkede demokrasi talebi olan herkesin daha merkeze gelmesi demektir.”

“Kürt meselesi ne zaman çözülmeye başladı ilk başta Kürt meselesinden palazlanan kesimler buna itiraz etti”

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Kürtlere parmak sallayan siyasi partilerin tarihe gömülmesini sağlıyor.” diyen Zilan, sözlerine şöyle devam etti:

“Çünkü bu ülkede Kürtlerin meselesi, kanı, canı ve gençleri bir başkaları tarafından sömürüldü ve kaymağı yenildi. Mesela bu ülkenin vesayetçi kurumları, gladyosu, derin devleti Kürtlerin meselesi üzerinden bağımlılık buldu ve oksijen soludu. Kürtlerin meselesi var oldukça derin devlet rutin dışına çıktı ve geniş kitlelere yayıldı, ama Kürt meselesi ne zaman çözülmeye başlandı ilk başta Kürt meselesinden palazlanan kesimler buna itiraz etti. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Kürtlere parmak sallayan siyasi partilerin tarihe gömülmesini sağlıyor.”

Mevcut anayasanın eksikliklerinden bahseden Gazeteci Atıf Özbey, anayasanın değiştirilmesi gerektiğini ve mevcut sistem ile yönetimde bir çift başlılığın olduğunu söyledi.

Panel, katılımcıların anayasa değişikliği hakkındaki sorularını yöneltmesinin ardından sona erdi.

İLKHA

Hiç yorum yok

*Yorumlama Biçimi kısmından "Anonim"i seçerek kolayca yorum yapabilirsiniz.
*Küfür, hakaret vb. içeren yorumlar yayınlanmamaktadır.
*Yorumunuz editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır...

Blogger tarafından desteklenmektedir.